
-Adana Ruhsal Araştırmalar Derneği Tarafından Hazırlanmıştır-
-VARLIKSAL İLKELER-
SUNUŞ
Düşünen her kişi ve toplumun açıkça görebileceği gibi insanlık büyük bir Değişimin sancı ve sarsıntısı içindedir. Maddi ve manevi tüm kurumlar yozlaşma alanları halindedirler. Tüm değerler saflığını yitirmiş durumda ve insan sayısı kadar doğru ve yanlış var. Herkes farklı dili konuşuyor ve kimse kimseyi anlamıyor. ünki insanlık kuşku duymadan ortaklaşa başvurabileceği bir BİRLEŞTİRİCİ BİLGİ'ye sahip değil. İnsanlık bir yandan özüne (ruhuna) ve insan olarak gerçek vazifesinin ne olduğuna ait bilgisizlikten doğan anlayışsızlığının ıstırabını yaşarken, öte yandan herhangi bir manevi otoriteye şuurlu olarak bağlı olmadan kendi yolunu kendi seçmek, kendi gerçeklerini yaşamak ve doyuma ulaşmak istiyor.
Bütün insanlık her türlü çalkantı ve sarsıntısıyla yeni bir çağa geçmenin hazırlığı içindedir. ağımız insanlığı ruhsal ve şuursal seviyesi bakımından hızlı bir ilerlemeye tabi tutulmuştur; ancak bunu belirleyecek temel bilgisi eksiktir ve yaptığı yorumlar yetmemektedir. İnsanların kendileri ve dış dünya hakkında sordukları sorulara, her seviyeyi tatmin edecek şekilde cevap verebilecek yeni bir BİLGİ'ye ihtiyaç vardır. Bu nedenle yeni çağ, "Birleştirici BİLGİ çağı" olacaktır. İnsanlığa eskiyle kıyas edilmesi mümkün olamayan yeni BİLGİ lazımdır. İşte, insanın sadece kendisinden ve yakınlarından değil, herkesten, her şeyden ve Dünyadan da sorumlu olduğunu idrak etmesini sağlayacak evrensel bir BİLGİ'nin, bir Yüce BİLGİ'nin, bu geleceğin her şeyi BİRLEŞTİREN BİLGİ'sinin herkes tarafından bilinir hale geleceği zaman beklenmektedir.
İnsanlar Evrensel 'den çok azına sahip oldukları için, kişisel anlayışlarının yegane hakikat olduğunu zannetmekte ve bu nedenle bir türlü aralarında anlaşamamaktadırlar. Dünya barışının kurulmasını engelleyen bu kargaşa, BİRLEŞTİRİCİ BİLGİ'nin ortaya çıkışı ile son bulacaktır.
Bu Bilgi:
Hiçbir sembol kullanmaksızın açık, sade ve kesin bir ifadeyle Evrensel İlkeler'i açıklamalı; tüm kutsal kitapların doğrularını ele alarak dinler arasındaki ayırımları ortadan kaldırmalı; din ve bilimi bir bütün haline getirmeli; insan ilişkilerindeki inanca ve zanna dayalı engelleri kaldırmalı ve ayrıca insanların henüz şu ana kadar kavrayamadıkları birçok kapsamlı bilgileri de içermelidir. Yeni BİLGİ dil, din, ırk, cinsiyet, yöre ve ekonomik durum bakımından hiçbir ayırım gözetmeksizin her insanın anlayış düzeyine hitap edebilmelidir.
Yukarıdaki hususları içeren böyle bir Yüce BİLGİ insanlığı aydınlatarak, ona yol gösterme zamanının geldiğine inanıyoruz. Her ülke gibi Türkiye de insanlığın şuurlanmasına ve uyanmasına asırlarca hizmet etmiştir. Anadolu insanı binlerce yıldır bu misyonunu yerine getirmek maksadıyla çeşitli şekillerde yetiştirilmiş, yönlendirilmiş ve bugünlere hazırlanmıştır. Yüce BİLGİ bu ülkeden doğacak (yayılacak) ve bu Ülke tarafından tüm insanlığa duyurulacaktır. Dünya insanlığını üstün bir tekamül sıçrayışına doğru yönlendirecek, mevcut bütün anlayışları, zaman içinde Tek Gerçeklik haline getirecek ve böylece tüm insanlığı aydınlatarak ona rehber olacak Yüce BİLGİ'nin insanlığa sunulma zamanı hızla yaklaşmıştır.
Yeni BİLGİ'ye kavuştuktan sonra birlik, beraberlik ve eşitlik ruhunu sevgi, yardım ve dayanışma ile pekiştiren insanlık, içinde bulunduğu derin çıkmaz ve bozgundan kendi kendini kurtarabilecektir. Artık her insan kendini sever gibi her insanı sevmek, komşusu ile geçinir gibi her insanla iyi geçinmek idrakine varacaktır. Bu Vazife duygusu ve anlayışıyladır ki, Dünyaya Ruhsal ve Moral Yasalar hakim olacaktır. Elinizdeki bu kitapçık, Dernek çalışmalarımızın küçük bir ürünüdür. Amacımız daima dengeli ve doğru olanı aramak, özgürlük, sevgi ve ahenk dolu bir dünyanın yapılanmasına katkıda bulunmaktır. Kitapçıkta özetlenen beş İlke'nin (Varlığın Birliği İlkesi, Varlıksal Eşitlik İlkesi, Seçme Özgürlüğü İlkesi, Varlıksal İradelerin Çelişmezliği İlkesi ve Varlığın Bildiğinden Sorumlu Olduğu İlkesi) sizlerde yeni ilhamlar uyandıracağına ve bizi daha iyi tanımanıza yardımcı olacağına inanıyoruz.
Saygılarımızla.
İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma Vakfı
1. VARLIĞIN BİR'LİĞİ İLKESİ
Varlık, sonsuz olan Yaradan'ın tezahürü ya da yansımasıdır. "Varlığın Bir'liği" İlkesi'ni anlamaya çalışırken önce, Yaradan kavramını ele almak gerekecektir.
Yaradan'ın Bir'liği
Yaradan mutlak ve sonsuzdur. Bundan dolayı beşerî ve göreceli olan isim ve sıfatlar O'nu tanımlayamaz. Hiçbir şeyle kıyaslanamayan ve sadece Kendisine benzeyen Yaradan, hiçbir şeyden etkilenmez ve değişmez. Varlık'ta Yaradan'a ait hiçbir zerre yoktur. Bu cevher farklılığı sebebiyle O'na ulaşılamaz. Bununla beraber Yaradan, Varlığı'yla, kanunu vasıtasıyla irtibattadır (Zat'ı bakımından değil). Sonsuz boyutların, mekânın ve zamanın sahibi olan Yaradan, Varlık tarafından anlaşılamaz. Yaradan'ı Zat'ı bakımından değil, sadece tezahürlerini gözlemekle anlamaya çalışabiliriz. Var olan her şey O'nu sembolize eder.
Kâinatın düzeni Yaradılış Kanunları'yla sağlanır. Varlık sonsuzluk içinde bu Kanunları öğrendikçe Yaradan hakkında bazı sezgilere varabilir. Esasen Yaradan kavramı veya Yaradılış Kanunları, o Kutsal Tohum, farkında olsun ya da olmasın her varlığa dağılmış ve onların yapılarına nüfuz etmiştir. Merkezi her yerde, dış yüzeyi hiçbir yerde olan küre sembolizmi de aynı şeyi ifade eder. Mutlak hareketsizlik ve denge hâlinde olan Yaradan BİR'dir, TEK'tir ve AYNI'dır.
Var Etme Eylemi
Hiçbir varlığın asla anlayamayacağı bu eylem, ancak Yaradan'a ait bir Bilgi'nin sonucudur. Yaradan'ın tek bir eylemi vardır; o da Varlık meydana getirmektir. Tek olan Yaradan'dan yansıyan yegâne şey Varlık'tır. Yaradan ve Yansıması aynı şey değildir. Bu yansıma dalga dalga varlık sistemleri hâlinde, çokluk olarak tezahür eder. Yaradan'a ait olan bu Fiil, yoktan var etmektir. Var olan, yokluğu idrak edemez; yokluk, varlık için "Hiçlik Sistemi"dir.
Varlığın esası form (şekil) değil, özdür. Başka bir ifadeyle Yaradan tarafından var edilen form değil, özdür.
